bakırköy'e gitmem an meselesi
[caption id="attachment_624" align="alignnone" width="550" caption="şu leyland'ın güzelliğine bakın hele."][/caption]
evet, sene bindokuzyüzyüz, bakırköy'e gitmem gerek, gitmekle yetinsem iyi, bir de geri dönmem gerek. aksaray'dayım. o zamanlar bakırköy'e giden çok da otobüs yok. osmaniye otobüsünü bekliyorum eminönü üzerinden gelen. ancak tam yarım saat oldu bekliyorum. sonunda canıma tak dedi, gideyim, sirkeci'den gelen banliyo trenine bineyim dedim. dedim demesine ama iett yetkililerine de bildiğim küfürlerin hepsini savuruyorum. hatta en sonunda baktım tek tek saymakla olmayacak, "bildiğim tüm küfürler size olsun" deyip kurtuldum işin içinden. cebimde 1.5 liram, bir de öğrenci biletim. evet, trene gidiyoruz aleksandır, tren bileti 1.5 lira o zaman, öğrenci biletimle de geri dönmeyi planlıyorum. evet aleksandır, gayet güzel planlıyorum.
biraz yürüyüp yenikapı'dan istasyona girerken girişe markör kalemle karalanmış eğik büğük yazıyla bir şeylerin yazdığı bir karton asmışlar. cebinde 1.5 liran ve bir öğrenci biletin varsa dikkatli olmalısın aleksandır. her yazı seni ilgilendirebilir o an özensizce bir kartona yazılmış ve tren istasyonu girişine asılmış da olsa. oku bakıyım:
sirkeci-halkalı banliyö seferlerimizin bilet fiyatları sabah 07-09 ve akşam 17-19 saatleri arasında 2 liraykene diğer saatlerde 1.5 liradır
haydaaaa, bu da nerden çıktı aleksandır? şimdi söyle bakalım aleksandır, cebinde 1.5 lira ve 1 öğrenci bileti olan aklı başında bir insan bu yazıyı okuyunca ne yapar?
- saatine bakarak bilet fiyatlarının şu anda ne kadar olduğunu öğrenmeye çalışır.
bravo aleksandır, giderek bir şeyler öğrenmeye başlıyorsun. şu önümüzde sallanan saate bakarsak 17:20'yi gösteriyor zaman. bu durumda tren biletleri 2 liraya denk geliyor ki, ne yapıyoruz aleksandır? tcdd yetkililerine bildiğimiz bütün küfürleri savuruyoruz tabi ki, aferim.
şimdi, cebimde hala 1.5 lira (2 öğrenci bileti ediyor o zamanlar) bir de öğrenci biletim. yenikapı'dan sahil yoluna giderek yeşilköy otobüslerine binmek, bakırköy'e gitmenin bir diğer yolu. denemekten başka çare yok aleks. tamam patron, deniyelim.
içimde bir kuşku, otobüs durağına yürüyorum. nerden çıktı bu kuşku demeyin. şimdi tramvay yolu olarak kullanılan eminönü-zeytinburnu hattı o zaman için iett otobüsleri için tercihli yol olarak yeni açılmış ve bu tercihli yol daha hızlı aktığından bir çok sefer buradan yapılmaya başlanmıştı. doğal olarak sahilyolundaki yeşilköy seferinin de buraya alınmış olması kuvvetle ihtimal dahilinde aleksandır. ama dur bakıyim, durakta bekleyen bir sürü insan var. o halde otobüs'ün burdan geçiyor olması kuvvetle ihtimal. bu kadar insan denizi seyretmeye birikmedi heralde. tabi patron, denizi seyretmek isteseler karşıdaki yeşilliğe uzanırlardı. bravo aleks, sen iyice zehir gibi olmaya başladın.
ama o da ne? 15 dakka beklememin ardından elimde oynayıp durduğum öğrenci biletimi hızla cebime sokup duraktan uzaklaşmak zorunda kalıyorum. neden derseniz, az önce bir servis otobüsü yanaştı ve bekleyenlerin hepsi ona bindi. muhtemelen evlerine giderken "salağın biri yarım saat elinde öğrenci bileti durakta bekleyip gitti" diye gülüşüyorlardır.
tanrım, cebimde 1.5 lira ve bir öğrenci biletim, son derece sinirliyim. 1 saati geçkin bir zamandır bakırköy'e gitmeye çalışıyorum. sinirlendikçe de hırslandım, gitmesem olmaz artık. hayır, ilk otobüs bekleme sırasında pes etseydim olurdu ama artık haysiyet meselesi oldu bu. öyle bir gideceğim ki bakırköy'e, daha evvel hiç kimse böyle gitmedi diyecekler, helal olsun adama diyecekler, o kadar yani. evet sinirliyim. sağa sola bildiğim bütün küfürleri saydırıyorum. saat 17-19 saatleri arasında olmasına rağmen tren istasyonuna süzülüyorum, bilet almadan atlıyorum trene. yaaa, beni sinirlendirmeden önce düşünseydiniz bu saatler arasında bilet fiyatlarını artırmayı. alın işte, biletsiz ve sinirli trendeyim. ve üstelik bakırköy'e gidiyorum. apışıp kaldınız di mi? siz ki ben bakırköy'e gitmeyeyim diye türlü kumpas kurmuştunuz. alın işte, söker mi kumpaslarınız anadolu yiğidine bir bakın da görün, ahlaksız zibidiler sizi.
ohh, kondükör'ü de atlattık inerken ve bakırköy'deyiz, aman allah. 2 saatlik uğraşımız bizi bakırköy'e getirdi sonunda. cebimde 1.5 liram bir de öğrenci biletim. heh heh hatta keh keh.
işlerimizi hallettik. saat 23'e geliyor. şimdi dönme zamanı, cebimde 1.5 liram ve bir de öğrenci biletim. ancak o da ne? bakırköy son durağında hiç otobüs görünmüyor, plantonluk denilen hıyar mekanı da kapalı. içime kurt düşmesi an meselesi aleks. evet evet, beklediğim gibi, bu saatten sonra bir yere otobüs kalkmıyormuş bakırköy'ünden. bildiğim küfürler nerede? hah, buradaymış, alın bakalım sayın iett yetkilileri, bunlar sizin olsun.
evet aleks, şimdi ne yapacağız? çok dikkatli olmamız gerek. cebimde 1.5 liram ve bir öğrenci biletim. evet, aksaray dolmuşuna binmek çok güzel bir plan ama aksaray'a 3 lira alıyor şerefsizler. dur bakalım, denizde kum, bizde hinlik tükenmez. incirli diyerek uzatırız parayı, aksaray'da ineriz. kim karışacak bize, şaşarım. evet evet, en arkaya geçelim de parayı kimin uzattığı belli olmasın aleks. tamam patron.
evet, 1 ve buçuk liradan oluşan paramı bir önde oturana verdim incirli diyerek, o da bir öndekine incirli diyerek ve o da şöföre. şöför iki parmağı arasında şöyle bir gıcırdatarak "incirli 2 lira" demesin mi? desin aleksandır desin, bu gece milletin sülalesiyle uğraşacağımız bir gece olacakmış da haberimiz yokmuş meğer. ancak dur bakalım, en arka sıradayız, öne doğru "paramız yok baba" diye bağırmak karizmayı çizer an'adın mı?
hemen yerimden fırlıyorum ve bağırmaya başlıyorum: "ben hergün şirinevler'den 1,5 liraya biniyorum, burası daha yakın incirli'ye, niye 2 lira oluyormuş" da vır vır vır. "beğenmiyorsan in" diyor şöför. zaten bağlasan durmam, kendimizi de deşifre ettik. yolun devamında "hani incirli'de inecektin" deyip beni iyice dellendireceksin sen.
evet aleksandır, cebimde 1.5 liram, bir de öğrenci biletim. bakırköy'deyim. küfür denizim de kurudu. kimseye de küfretmiyorum artık. ayaklarım incirli'ye doğru yürüyor belki e-5'ten bir otobüs yakalarım diye. yolun uzun olduğunu o gece keşfediyorum. incirli'de otobüs durağına kurulmuş gelen geçen arabaları seyrediyorum. otobüs geleceğinden zerre kadar umudum yok. durağın biraz ilerisinde bir dolmuş, ünlü dolmuş marşını çalıyor kornayla. kendi kendime diyorum ki, bu manyak kime çalıyor kornayı? benim dışımda kimse yok buralarda.
gideyim diyorum, bineyim şuna, uzatayım parayı. "nereye" diye sorarsa "ananım ..mına" diyeyim, leviye'yi yiyeyim, rahatlayayım. oldu mu kumpasçılar, rahata erdiniz mi?
biniyorum dolmuşa, 1.5 liramı uzatıyorum cebimdeki, bütün koltuklar boş. hemen şöför arkasına oturuyorum ki, leviye'yle uzanması zor olmasın.
bir şey demiyor şöför, ben biner binmez de sürüyor arabasını. onun tanrının gönderdiği bir kurtarıcı olduğunu o saat idrak ediyorum.
2 saat sonra aksaray'dayım, cebimde bir öğrenci biletim...