Qué me pasa doctor?
yıllar evvel galatasaray'a gelmiş en iyi yabancılardan birini, adrian ilie'yi valencia'ya yolcu ediyoruz. kurt menecer becali, sözleşmesine "10 milyon doları getiren alır, gider" maddesini koydurmuş, valencia da bu parayı getirip alıp gitmişti işte. işte o tarihlerde elime aldığım ispanyol spor gazetesi marca'nın sayfalarından birinde görmüştüm bu başlığı: Qué me pasa doctor? (neyim var doktor? )
adrian ilie'nin valencia'da rüzgar gibi geçen ilk sezonundan sonra problemleri baş göstermişti. sonrasında hiv testleri pozitif çıktı ilie'nin, aids taşıyıcısı olduğu anlaşıldı. o rüzgar gibi geçen futbol hayatı, geri vitese düştü yavaş yavaş. beşiktaşı da ziyaret etti o geri viteslerinden birinde.
velhasıl taa o tarihlerde dilime takıldı benim bu "ki me pasa doktor?" sözü. ne güzel, ne ezgili bir soruştu o öyle? hani sevdiğime "ki me pasa doktor?" desem ne kadar sevdiğimi anlar mıydı, yoksa beni banlar mıydı, bilemem. ama benim içimde son derece hoşluk yaratıyordu bu söz: "ki me pasa doktor?"
hiç gerçekte kullanacağımı düşünmemiştim bu lafı. ama geçenlerde durduk yere her yanımdan kanamaya başlayınca doktorun yolunu tutup sordum: "Qué me pasa doctor?" bön bön baktı doktor yüzüme, halbuki bir doktorun daha bilgili olup "neyim var doktor?" sözünü yetmiş iki dilde birden anlamasını bekliyordum. bu beklentimde de haksız sayılmam. düşünsenize, bir anda kapınız çalındı ve karşınızda bir ispanyol. "ki me pasa doktor" diyor tabi ama kime diyor? anlayan var mı, dinleyen var mı? eh bu kafayla bizi avrupa birliği'ne almasalar yeri değil midir?
neyse, sonuçta ben bu güzelim lafı doktorun tam yüzüne söylemiş bulundum. ki me pasa doktor dedim doktora. içim bi güzel oldu, iyileşe durdum nerdeyse. fakat bu süreçte, dostluğun toplumsal sorumlulukları dediğim ve beni her defasında arkadaştan dosttan soğutan olaylar da başlamış oldu. hani 3 gündür durmadan kanıyorum ya, böle ağzımdan burnumdan kanlar boşanıveriyor ya! hah dedim, 3 haftalık ömrüm kaldı. tabi arayana sorana veyahut sanal ortamda darlayana "3 haftam kalmış" diye giriyorum geyiğe. ama her zaman eğlencenin dibine vurduğumuz kimseler bile ortalığı velveleye verip işin tadını kaçırmadılar mı? kaçırdılar! meğerse insan hastalığında geyik yapamıyormuş, meğerse güzelim dostları arkadaşları azcık neşesi varsa onu da kaçırmak için sözleşirlermiş bu durumda.
eh, sözleşsinler bakalım, ben doktorun huzuruna çıkıp "Qué me pasa doctor?" dedim mi? dedim! ee yeter de artar bu benim neşeme. zaten hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. zati 3 haftam kalmış şurda :)