türk telekom arena provokatörleri: yıldo'yla ben
[caption id="attachment_582" align="alignnone" width="501" caption="başbakan erdoğan, stadı terkederken yıldo'yla ben "zınn zınn"lıyorduk."][/caption]
evet efendim, artık adnan polat da konuştuğuna göre açıklamanın zamanı geldi. bütün o olayları biz yönettik: yıldo'yla ben! doğru, stada girecek paramız yoktu. ama oto sanayi'den telepati gücüyle stada bağlanarak bütün o protestoyu, ah'ı ve vah'ı; ıslık'ı ve yuh'u organize ettik. yıldo bana geldiğinde bunu başarabileceğimizi zannetmiyordum. ancak yıldo, kendisindeki telepatik gücün her şeyi başarabileceğini kanıtlayınca yapacak bir şey kalmadı. hemen karşımda hiçbir aygıt veya alet kullanmadan bir ev hanımına bağlanarak "aloo, ne koyiim?" diye sordu. "tarkan'dan bir şey gelse ya yıldo bey" dedi ev hanımı. "tarkan'dan mı, arkandan mı?" diyerek o pis kahkahasını da patlatınca yıldo, oto sanayi'nin yolunu tutmaktan başka çare kalmamıştı.
yıldo'nun "zınnn, zınnn" şeklinde sesler çıkararak stada bağlanışına da canlı tanık oldum. sonra ben de denedim ve alnımın ortasında parlayan "successful connection" yazısını görünce gözlerim de pırıl pırıl oldu. hemen harekete geçerek toki başkanı'nın konuşmasını değiştirdik. tamamen kontrolümüze giren toki'ci saçma sapan höykürmeye başlayınca yıldo taraftara sinyal göndererek ıslık ve yuh hareketini başlattı. hemen ardından başbakan stada girince volüm'ü son sese kadar açtık.
işte, bütün gerçekler budur. olay sonrası şişli cumhuriyet savcılığının bir grup mazlum hakkında "açılışına emek vermiş bir başbakanı, stadın açılış günü ıslıklamak ve yuhalamak" suçlamasıyla dar ağacına göndereceğini öğrenmemle birlikte yaşadığım derin suçluluk duygusuyla yazıyorum bunları. yıldo'yla ben, iki nankör kendini bilmez yüzünden, dış mihraklar tarafından kontrol edilen iki soysuz yüzünden suçsuz ve günahsız insanların acı çekmesine gönlüm daha fazla rıza göstermedi. hayır sayın adnan polat; stada 300 provokatör sızmadı. yıldo'yla ben sızdık! kızılötesi teleotomatik ışın sinyallerinin lodos rüzgariyle radyomekanik güçsel etkiye dönüşmesiyle sızdık stada. o suçsuz, o günahsız insanları yoldan çıkardık. nankör, terörist ve provokatör olarak anılmalarına sebep olduk.
ben bütün pişmanlığımla meksika körfezi'nden yazıyorum bunları. yıldo da sanırım karayip korsanları ile pasifik'te yol almakta. umarım ki bütün o suçsuz ve günahsız insanlara bir şeycik olmaz ve umarım ki adalet mülkün temeli olur.
sağlıcakla kalınız adnan bey, 6 projenizle mesut ve bahtiyar olursunuz işallah...