Background

o. çocukluğu üzerine sosyo-psişik bir röportaj...

şimdilerde yeni alışkanlıklar oluştu:

eski : şövalye ruhu : out
yeni : o. çocuğu kıvamında olmak : in

ee, normal olarak edinburg dükü'nün varis çoçuğu olarak duruma alışmak biraz zor olmuştu. amma velakin, her zaman en iyisi olmak gibi bir takıntım var.

bugün itibarıyle inceleme amaçlı olarak geldiler; berkeley üniversitesi sosyal bilimler enstitüsü'nde ana bilim dalı başkanı imiş, yanında da birkaç genç getirmiş, olayı daha yakından görsünler, araştırmacı ruhlarını geliştirsinler diye.

aramızda eğlenceli diyaloglar geçti:

- sayın kiya, o. çocuğu deyimine yeni anlamlar kazandırıyorsunuz. başarınızın sırrını öğrenebilir miyiz?

- sayın connecticut, ben aslında gençliğimde böyle değildim. hatta orospu'nun çocuğu olarak aşağılanan insanlara büyük bir şefkat duygusu beslerdim. fekat, mirasyedi günlerimin bitimiyle çok ilginç bir atmosferin içine de karışmak zorunda kaldım. ve o zaman anladım ki, orospu çocuğu tamlaması bir küfür değil, sosyo-psikolojik bir tanım imiş!..

- tam anlamadım sayın kiya, konuyu biraz açmanızı rica edebilir miyim?

- bakın sayın connecticut, gençliğimde şöyle düşünürdüm; bir insanın annesi orospu bile olsa, bunu onun yüzüne vurmak büyük bir ayıptı benim için. yani çocuk kimin çocuğu olduğunu seçemez takdir edersiniz. sonuçta bunu onun yüzüne vurarak, o çocuğun fena halde kalbini kırıyoruz gibi geliyordu bana, gençken naif bir tarzda ele alıyordum durumu göreceğiniz gibi...

- düşüncenizin değiştiği bir an var demek ki...

- aslında bir anda olaya uyandığımı sanmıyorum. tamamen şöyle bir gelişme oldu. gözlem ve araştırmalarım beni şu sonuca ulaştırdı: bakın; toplum içinde orospu çocuğu olarak nitelenen ve suçlanan insanların anneleri genellikle pratik olarak orospuluk yapmıyordu. bu da benim düşünceme uymuyordu nitekim. sonrasında olaya eğildiğimde şunu farkettim; meğerse orospu çocuğu deyimini bir küfür olarak değil de sosyo-psikolojik bir durum tarifi olarak kullanıyormuşuz.

- nasıl yani?

- şimdi, orospunun çocuğu olarak büyümeyi düşünebiliyor musunuz? sürekli aşağılanarak, sürekli hor görülerek. üstelik annenizi reddetseniz bile kurtulamıyorsunuz bu durumdan. yaşam çok acımasız sayın connecticut, ülke bile değiştirseniz birisi öğrenip çarpıyor suratınıza annenizin orospu olduğunu. sonra içinizi bir kin kaplıyor. bütün dünyadan öç alma hissiyatı ile hareket ediyorsunuz. bütün etik yargılardan muaf hissediyorsunuz artık kendinizi. çünkü alınacak bir öcünüz var, yaşamdan ve dünyadan; sizi sürekli aşağılayan herşeyden ve herkesten almanız gereken bir öç var. sonrasında herşeyi yapma, her boku yeme hakkını görüyorsunuz kendinizde, işte, o zaman gerçek bir orospu çocuğu olarak devam ediyorsunuz yaşamınıza.

- yani kişi, kendisini var etmenin başka bir yolunu seçiyor...

- evet, ilk bakışta öyle görünüyor. fakat bir yeri kaçırıyorsunuz, bu adamların çoğunun annesi pratikte orospuluk yapmıyor. yani bu ruh haline girmeleri için maddi bir neden yok aslında.

- ee, o zaman?

- bilemiyorum, belki mutsuz bir aile yaşamları var. belki annelerini bir orospu olarak görüyorlar. bilmiyorum, kolay girilecek bir ruh hali değil yani...

- tamam da, sizin durumunuzu nasıl açıklayabiliriz?

- ha ha ha, sanırım dışardan pek de net görünmüyor. bizim gibilerin durumu ortama uyum çabasından öteye geçemiyor. yani orospunun çocuğu olmayı ruhunuzda hissedemiyorsanız yapabileceğiniz fazla bir şey yok.

- peki, biz sizin bir beyanatınız üzerine buradayız. çok ilginç bir çıkışınız oldu. bayağı da tepki gördü. fakat, sizin tavırlarınızdan anladığım kadarıyla bundan çok eminsiniz. "dünya üzerinde orospu çocuğu betimlemesinin tüm özelliklerini taşıyan birilerinin" bu ülkede olduğu iddiasındasınız. zaten biz de bu konuyu araştırmak için burdayız.

- evet, her zaman olduğu gibi bu lafımın arkasındayım, tazminat ödemek falan da ilgilendirmiyor beni. şu an büyük bir bilimsel sorumluluğun üzerimde olduğunu hissediyorum. ve kimse benden galileo'nun attığı geri adımı atmamı beklemesin!

- anlıyorum, bu konuşmayı burada bitirmek niyetindeyim. başınızın ağrımaması için diğer gözlemlerinizi bu röportaja almayacağım.

- incelikli bir düşünceniz var. ama benim pek bi korkum yok. o. çocuğundan korkan o. çocuğu olsun!..

- teşekkürler efendim...

Categories: Share

Leave a Reply